"oozed" in Turkish
Definition
Yoğun veya yapışkan bir sıvının yavaşça dışarı çıkması; ayrıca bir özelliğin veya duygunun dışarıdan belli olması durumunda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'Sızmak' genellikle yoğun veya yapışkan sıvılar (çamur, kan, bal) için kullanılır. Mecazi olarak güçlü bir duygu ya da özelliğin belli olması anlamında da geçer ('oozed confidence'). Hızlı ya da ince sıvılar için tercih edilmez.
Examples
Thick honey oozed from the jar.
Yoğun bal kavanozdan **sızdı**.
Blood oozed from the small cut on his finger.
Parmağındaki küçük kesikten **kan sızdı**.
The mud oozed between my toes as I walked through the field.
Tarladan geçerken çamur parmaklarımın arasından **sızdı**.
She oozed charm at the party, and everyone wanted to talk to her.
Partide **büyüsünü dışa vurdu**, herkes onunla konuşmak istedi.
The cake was so fresh that chocolate sauce oozed out when I cut it.
Pasta o kadar tazeydi ki kestiğimde çikolata sosu **sızdı**.
He oozed confidence during the interview and impressed the judges.
Mülakat sırasında **özgüvenini dışa vurdu** ve jüriyi etkiledi.