"on the lines of" in Turkish
Definition
Bir şeyin başka bir şeye benzer veya aynı tarzda olduğunu söylemek için kullanılır; 'gibi', 'tarzında' anlamında.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle samimi veya yarı resmi ortamlarda kullanılır. Ardından genellikle örnekler veya açıklamalar gelir. 'between the lines' ('satır aralarını okumak') ile karıştırmayın.
Examples
I'm looking for a dress on the lines of what you wore yesterday.
Dün giydiğin elbisenin **gibi** bir elbise arıyorum.
He gave a speech on the lines of his last one.
Son konuşmasına **benzer** bir konuşma yaptı.
Can you suggest something on the lines of Italian food?
İtalyan yemeği **gibi** bir şey önerebilir misin?
She wants something on the lines of a romance movie, but with a twist.
O, bir aşk filmi **gibi** bir şey istiyor ama farklı bir dokunuşla.
We're thinking on the lines of a modern, open workspace.
Modern, açık ofis tarzında **gibi** bir şey düşünüyoruz.
Do you want a song more on the lines of pop or rock?
Daha çok pop **gibi** bir şarkı mı istersin yoksa rock?