"old money" in Turkish
Definition
Birçok nesildir zengin olan ve geleneksel üst sınıfa ait aileleri veya kişileri tanımlar.
Usage Notes (Turkish)
'old money', yeni zenginlerle ('new money') karşılaştırılır. Kazanılmış değil, miras kalan zenginlik ve gelenek, sosyal statü ile ilişkilendirilir.
Examples
Her family is considered old money in this city.
Ailesi bu şehirde **köklü zenginlik** olarak bilinir.
He grew up around a lot of old money families.
O, birçok **köklü zenginlik** ailesinin içinde büyüdü.
People think old money means having better manners.
İnsanlar, **köklü zenginlik**in daha iyi görgüye sahip olmak anlamına geldiğini düşünür.
You can tell she's old money by the way she carries herself.
Hareketlerinden onun **köklü zenginlik** olduğu belli oluyor.
Unlike the flashy newcomers, the old money crowd is pretty low-key.
Gösterişli yeni gelenlerin aksine, **köklü zenginlik** çevresi oldukça sakin.
There's a lot of tension between old money and new money in this town.
Bu kasabada **köklü zenginlik** ile **yeni zenginlik** arasında çok fazla gerilim var.