"not able to stomach" in Turkish
Definition
Özellikle hoş olmayan veya rahatsız edici bir şeyi kabul edememek veya katlanamamak.
Usage Notes (Turkish)
Resmî olmayan bir ifadedir; hem yeme hem de hoşlanılmayan düşünce/situasyonlar için kullanılır. Fiziksel mide rahatsızlığı anlamına gelmez.
Examples
I am not able to stomach spicy food.
Ben **baharatlı yiyeceklere katlanamıyorum**.
Many people are not able to stomach horror movies.
Birçok insan korku filmlerine **katlanamıyor**.
He is not able to stomach criticism.
O **eleştiriye katlanamıyor**.
If you’re not able to stomach bad news, don’t watch the report.
**Kötü haberleri katlanamıyorsan** bu haberi izleme.
I’m just not able to stomach his rude behavior anymore.
Artık onun kaba davranışını **katlanamıyorum**.
She’s not able to stomach the idea of working weekends.
Hafta sonu çalışmak fikrine **katlanamıyor**.