"nervous" in Turkish
Definition
Önemli ya da belirsiz bir şey olacağında hissedilen endişeli, gergin ya da kaygılı olma durumu. Genellikle geçicidir.
Usage Notes (Turkish)
Hem resmî hem günlük dilde sık kullanılır. Özellikle sınav, mülakat, sunum öncesi hisler için yaygındır. 'anxious' kelimesinden daha hafif ve geçici durumlar için uygundur. Bilimsel olarak ise 'sinirsel' anlamı da vardır.
Examples
I always feel nervous before a test.
Bir sınavdan önce her zaman **gergin** hissederim.
She looked nervous during her speech.
Konuşması sırasında **gergin** görünüyordu.
Are you nervous about your job interview?
İş görüşmen için **gergin** misin?
He gets nervous speaking in front of big crowds.
Kalabalık önünde konuşurken **gergin** oluyor.
Don’t be nervous—you’ll do great!
**Gergin** olma—harika yapacaksın!
My hands get sweaty when I’m nervous.
**Gergin** olduğumda ellerim terliyor.