"neighbouring" in Turkish
Definition
Bir yerin hemen yanında veya çok yakınında bulunan anlamındadır. Genellikle ülkeler, şehirler veya binalar için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle ismin önünde kullanılır: 'neighbouring country', 'neighbouring house'. Fiziksel yakınlık belirtir, 'dostça' anlamı yoktur.
Examples
The neighbouring villages look very peaceful.
**Komşu** köyler çok huzurlu görünüyor.
We visited a neighbouring country last year.
Geçen yıl bir **komşu** ülkeyi ziyaret ettik.
A cat from the neighbouring house comes here often.
**Komşu** evden bir kedi buraya sık sık gelir.
There was a power cut in several neighbouring towns last night.
Dün gece birkaç **komşu** kasabada elektrikler kesildi.
He works in a neighbouring office building, so we often meet for lunch.
O, **komşu** ofis binasında çalışıyor, bu yüzden sık sık birlikte öğle yemeği yiyoruz.
After the game, fans from the neighbouring city celebrated in the streets.
Maçtan sonra, **komşu** şehirden gelen taraftarlar sokaklarda kutlama yaptı.