"negotiator" in Turkish
Definition
Müzakereci, özellikle iş, siyaset veya anlaşmazlık durumlarında, bir anlaşmaya varmak için başkalarıyla görüşmeler yapan kişidir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle profesyonel ve resmi ortamlarda kullanılır. Kadın ya da erkek için kullanılabilir. Özellikle iş dünyası ya da polis gibi alanlarda uzman kişiler için yaygındır.
Examples
She is a skilled negotiator for her company.
O, şirketi için yetenekli bir **müzakereci**.
A negotiator tries to find solutions that make everyone happy.
Bir **müzakereci**, herkesi mutlu edecek çözümler bulmaya çalışır.
The police called in a negotiator during the crisis.
Kriz sırasında polis bir **müzakereci** çağırdı.
Being a good negotiator means listening as much as talking.
İyi bir **müzakereci** olmak, konuşmak kadar dinlemek de demektir.
They brought in a professional negotiator to help settle the contract dispute.
Sözleşme anlaşmazlığını çözmek için profesyonel bir **müzakereci** getirdiler.
If you're not a strong negotiator, you might not get the best deal.
Eğer güçlü bir **müzakereci** değilseniz, en iyi anlaşmayı elde edemeyebilirsiniz.