"needless" in Turkish
Definition
Gereksiz; lüzumsuz veya fazla olan. Gerçek bir amaca hizmet etmeyen veya gerekenden fazla olan şeyler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'Unnecessary'e göre daha resmidir; yazılı İngilizce veya kibar konuşmalarda sık kullanılır. Sık kullanılan kalıp: 'needless to say' ('söylemeye gerek yok'). Sadece istenmeyen değil, hiçbir yararı olmayan şeyler için kullanılır.
Examples
It is needless to bring more food; we have plenty.
Daha fazla yiyecek getirmek **gereksiz**; yeterince var.
Your worry is needless; everything is fine.
Endişen **gereksiz**; her şey yolunda.
They made some needless changes to the plan.
Plan üzerinde bazı **gereksiz** değişiklikler yaptılar.
That was a needless risk you didn't have to take.
Bu, alman gerekmeyen bir **gereksiz** riskti.
All the needless paperwork is driving me crazy.
Tüm bu **gereksiz** evrak işi beni deli ediyor.
Sometimes arguments are just needless drama.
Bazen tartışmalar sadece **gereksiz** dramadır.