"narrowly" in Turkish
Definition
Bir şeyin neredeyse olup olmaması ya da çok az farkla gerçekleşmesi durumu; genellikle tehlikenin ucundan dönüldüğünde ya da son anda başarıya ulaşınca kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'kaçmak', 'kaçırmak', 'kurtulmak', 'kazanmak' gibi fiillerle kullanılır; çok az farkla başarının ya da kurtuluşun sağlandığını anlatır.
Examples
He narrowly escaped the fire.
O **kıl payı** yangından kurtuldu.
We narrowly missed the train.
Treni **ucu ucuna** kaçırdık.
Their team narrowly won the game.
Takımları maçı **kıl payı** kazandı.
We narrowly avoided being late for the meeting.
Toplantıya geç kalmaktan **kıl payı** kurtulduk.
She narrowly escaped getting hit by a car.
Araba çarpmasından **kıl payı** kurtuldu.
He narrowly passed the exam by just one point.
Sınavı sadece bir puanla **ucu ucuna** geçti.