Herhangi bir kelime yazın!

"muddied" in Turkish

çamurlubulanık (mecazi anlamda)

Definition

Çamurla kaplanmış veya çamurla kirlenmiş olan. Ayrıca, mecazi olarak bir şeyin karmaşık ya da anlaşılmaz hale gelmesini ifade eder.

Usage Notes (Turkish)

'muddied water', 'muddied explanation', 'muddied reputation' gibi ifadeler hem fiziksel kirlenme hem de mecazi anlamda karmaşa belirtir. 'dirty' (genel kir) ve 'clouded' (sadece bulanık) ile karıştırmayın.

Examples

His shoes were muddied after the walk in the park.

Parkta yürüdükten sonra ayakkabıları **çamurlu** oldu.

The rain muddied the soccer field.

Yağmur, futbol sahasını **çamurlu** hale getirdi.

She muddied her dress when she fell.

Düştüğünde elbisesini **çamurlu** hale getirdi.

The facts were muddied by conflicting stories.

Çelişkili hikayeler nedeniyle gerçekler **bulanıklaştı**.

Her explanation only muddied the situation more.

Açıklaması durumu daha da **bulanık** hale getirdi.

My memories of that day are muddied after all these years.

O günle ilgili anılarım, bunca yıldan sonra **bulanıklaştı**.