"motivator" in Turkish
Definition
Bir kişinin daha çok çalışmasını ya da bir şey yapmasını teşvik eden kişi veya unsur. Nedeni ya da cesaretlendiren şeyi ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
'Motive edici' hem insan hem de etken olabilir. 'She is a great motivator' ifadesi kişi için, 'Money is a motivator' sebep için kullanılır. İş ve eğitimde sıkça rastlanır.
Examples
Money can be a powerful motivator at work.
İş yerinde para güçlü bir **motive edici** olabilir.
A good teacher is often a great motivator for students.
İyi bir öğretmen çoğu zaman öğrenciler için harika bir **motive edici** olur.
Fear can also act as a motivator.
Korku da bir **motive edici** olarak işlev görebilir.
He's not just my coach; he's the best motivator I've ever had.
O sadece benim antrenörüm değil; tanıdığım en iyi **motive edici**.
For some people, praise is a stronger motivator than money.
Bazı insanlar için takdir, paradan daha güçlü bir **motive edici**dir.
What’s your biggest motivator to get out of bed every morning?
Her sabah yataktan kalkmanı sağlayan en büyük **motive edici** nedir?