"motivating" in Turkish
Definition
İnsanlara harekete geçmeleri için enerji veya cesaret veren şey. Çoğunlukla başkalarını motive eden kişiler veya durumlar için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'Motivating', konuşma, hikaye ya da ortamdan bahsederken kullanılır: 'motivating speech', 'motivating environment'. 'Motivated' ile karıştırmayın.
Examples
The coach gave a motivating speech before the game.
Antrenör maç öncesinde **motive edici** bir konuşma yaptı.
Reading success stories can be very motivating.
Başarı hikayeleri okumak çok **motive edici** olabilir.
Her positive attitude is really motivating.
Onun olumlu tavrı gerçekten **motive edici**.
That video was so motivating—now I want to start my own project!
O video çok **motive ediciydi**—şimdi kendi projemi başlatmak istiyorum!
I find it motivating to set small goals every day.
Her gün küçük hedefler koymak bana **motive edici** geliyor.
Surrounding yourself with motivating people makes a big difference.
**Motive edici** insanlarla çevrili olmak büyük fark yaratır.