Herhangi bir kelime yazın!

"monolithic" in Turkish

monolitikyekparetek parça

Definition

Çok büyük, güçlü ve değişmez yapıda olan veya tek bir parça, bütün olarak oluşan sistemler ya da şeyler için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle 'structure', 'system', 'organization' gibi kelimelerle teknik ya da eleştirel bağlamlarda kullanılır. Yazılımda, 'monolitik uygulama' tüm fonksiyonların tek parçada olduğu anlamındadır. Mecazi olarak esnekliğin ya da çeşitliliğin eksikliğini ima eder.

Examples

The ancient temple was built from a monolithic stone.

Antik tapınak, **monolitik** bir taşla inşa edilmişti.

Their company has a very monolithic management style.

Şirketlerinin yönetim tarzı çok **monolitik**.

A monolithic wall surrounded the old city.

Eski şehir, **monolitik** bir duvarla çevriliydi.

The political party is less monolithic than it used to be, with more debate inside now.

Siyasi parti, artık eskisi kadar **monolitik** değil; içeride daha fazla tartışma yaşanıyor.

Many critics say the law creates a monolithic system with no room for alternatives.

Birçok eleştirmen, bu yasanın alternatiflere yer bırakmayan bir **monolitik** sistem yarattığını söylüyor.

Our old software was monolithic, so making updates was really hard.

Eski yazılımımız **monolitik** olduğu için güncellemek çok zordu.