"money's worth" in Turkish
Definition
Bir şeye ödediğin paraya tam olarak değmek; harcadığın paranın karşılığını almak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle gayriresmidir; çoğunlukla 'get your money's worth' şeklinde kullanılır. Bir ürün, hizmet veya deneyimden ödediğine değdiğini belirtmek için söylenir.
Examples
I got my money's worth at the amusement park.
Lunaparkta **paranın karşılığını** aldım.
This restaurant gives you your money's worth.
Bu restoranda **paranızın karşılığını** alırsınız.
You always try to get your money's worth when you travel.
Seyahat ederken her zaman **paranın karşılığını** almaya çalışıyorsun.
If you spend that much, you'd better get your money's worth.
O kadar para harcıyorsan, **paranın karşılığını** almalısın.
That class was expensive, but I feel like I got my money's worth.
O sınıf pahalıydı ama **paranın karşılığını** aldım diyebilirim.
Let's stay until the end so we get our money's worth.
Sonuna kadar kalalım ki **paranın karşılığını** alabilelim.