"mixed picture" in Turkish
Definition
Hem olumlu hem olumsuz yönleri olan bir durum veya rapor; bazı şeyler iyi, bazıları ise kötüdür.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle iş, haber ve akademik yorumlarda karmaşık sonuçları belirtirken kullanılır. Yalnızca mecazi anlamda; gerçek resimler için kullanılmaz.
Examples
The economic report gives a mixed picture of the country's progress.
Ekonomi raporu, ülkenin ilerlemesi hakkında **karışık bir tablo** sunuyor.
The school had a mixed picture of exam results this year.
Bu yıl okulda sınav sonuçlarında **karmaşık bir durum** gözlendi.
Their business is showing a mixed picture at the moment.
Şu anda işlerinde **karışık bir tablo** görünüyor.
It's a mixed picture for the tech industry—some companies are thriving, but others are really struggling.
Teknoloji sektörü için **karışık bir tablo** var—bazı şirketler çok başarılı ama bazıları gerçekten zorlanıyor.
We looked at the data, and it's a mixed picture—there's improvement in some areas, but setbacks in others.
Verileri inceledik ve **karışık bir tablo**yla karşılaştık—bazı alanlarda gelişme, diğerlerinde ise gerileme var.
The survey presents a mixed picture of people's opinions about remote work.
Anket, uzaktan çalışma hakkındaki görüşlerde **karmaşık bir durum** sergiliyor.