"mists" in Turkish
Definition
Yere yakın oluşan ince su damlacığı bulutlarıdır ve net görmeyi zorlaştırır. 'Sisler' birden fazla sisli alanı ya da zamanı ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
'Sisler' edebi veya betimleyici metinlerde gizemli, etkileyici ortamlar için kullanılır. 'Fog' yani 'yoğun sis'ten daha ince ve hafif.
Examples
The mountains were covered in thick mists this morning.
Dağlar bu sabah yoğun **sisler**le kaplıydı.
In the early hours, mists cover the fields.
Sabahın erken saatlerinde, tarlalar **sisler**le kaplanır.
The city lights glowed softly through the mists.
Şehir ışıkları **sisler**in arasından yumuşakça parlıyordu.
Walkers lost their way in the rolling mists on the moor.
Yürüyüşçüler, bozkırda dönen **sisler** içinde yollarını kaybettiler.
The valley always looks magical when the early mists start to lift.
Vadi, sabah **sisler**i kalkmaya başlayınca her zaman büyülü görünür.
Stories say ancient spirits still wander the mists at dawn.
Hikayelere göre, kadim ruhlar hâlâ şafakta **sisler**de dolaşıyor.