"mislead" in Turkish
Definition
Birine kasıtlı olarak yanlış veya eksik bilgi vererek gerçeği anlamasını engellemek.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi, yasal veya medya bağlamlarında kullanılır; 'deliberately mislead', 'mislead the public' gibi ifadelerle kasıtlı bir yanıltmayı anlatır. 'Yalan söylemek'ten daha dolaylıdır.
Examples
He tried to mislead the teacher about his homework.
Öğretmeni ödevi hakkında **yanıltmaya** çalıştı.
False headlines can mislead readers.
Yanlış başlıklar okuyucuları **yanıltabilir**.
Be careful not to mislead customers with unclear information.
Belirsiz bilgilerle müşterileri **yanıltmamaya** dikkat edin.
That advertisement completely misleads people about what the product can do.
Bu reklam, ürünün ne yapabileceği konusunda insanları tamamen **yanıltıyor**.
Politicians sometimes mislead the public to gain support.
Politikacılar bazen destek almak için halkı **yanıltır**.
Don’t let appearances mislead you; things aren’t always as they seem.
Görünüme **aldanma**; her şey göründüğü gibi değildir.