"metastatic" in Turkish
Definition
Kanserin veya hastalığın ilk çıktığı yerden vücudun başka bölgelerine yayıldığını ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Tıbbi ve bilimsel bağlamlarda, özellikle 'metastatik kanser' ile kullanılır. Yalnızca hastalığın yayılımını anlatır.
Examples
The doctor said she has metastatic cancer.
Doktor onun **metastatik** kanseri olduğunu söyledi.
Metastatic tumors are harder to treat.
**Metastatik** tümörler tedavi etmek açısından daha zordur.
They found metastatic cells in her lungs.
Akciğerlerinde **metastatik** hücreler buldular.
He was shocked by how fast the disease became metastatic.
Hastalığın ne kadar hızlı **metastatik** hale geldiğine şaşırdı.
Treatment is more complicated once cancer is metastatic.
Kanser **metastatik** hale gelince tedavi daha karmaşık olur.
Doctors are looking for new ways to control metastatic disease.
Doktorlar **metastatik** hastalığı kontrol etmenin yeni yollarını arıyor.