"mercantile" in Turkish
Definition
Ticaret, alışveriş veya tüccarlarla ilgili olan; genellikle iş veya mal alım satımıyla bağlantılı şeyleri tanımlar.
Usage Notes (Turkish)
Resmî ve akademik bir sözcüktür; genellikle tarih, ekonomi veya hukuk terimleri arasında kullanılır ('mercantile law', 'mercantile system'). Bir kişiyi değil; ticaretle ilgili olanı tanımlar.
Examples
The city grew because of its mercantile activity.
Şehir, **ticari** faaliyetleri sayesinde büyüdü.
He works in the mercantile sector.
O, **ticari** sektörde çalışıyor.
The mercantile laws are very strict here.
Buradaki **ticari** kanunlar çok katıdır.
Historically, mercantile cities dominated global trade.
Tarih boyunca **ticari** şehirler küresel ticarete hakim oldu.
The building was once a major mercantile hub in the 19th century.
Bu bina 19. yüzyılda önemli bir **ticari** merkeziydi.
Most mercantile businesses adapt quickly to market changes.
Çoğu **ticari** işletme piyasa değişikliklerine hızla uyum sağlar.