"measure up" in Turkish
Definition
Bir beklentiye, standarda veya gerekliliğe yeterince iyi olmak ya da ulaşmak.
Usage Notes (Turkish)
İfade çoğu zaman birinin bir beklenti veya standarda kıyasla yeterli olup olmadığını belirtmek için kullanılır. Özellikle 'to/for' ile birlikte ('measure up to his reputation' gibi) kullanılır. Bekleneni karşılamayanlar için hayal kırıklığı ima edebilir. Fiziksel ölçüm anlamına gelmez.
Examples
He worked hard to measure up to his brother's achievements.
Kardeşinin başarılarına **beklentileri karşılamak** için çok çalıştı.
Do you think the new movie will measure up to our expectations?
Sence yeni film beklentilerimizi **karşılamak** mı?
She felt she would never measure up in that job.
O, o işte asla **beklentileri karşılamak** için yeterli olduğunu hissetmedi.
No matter how hard I try, I never seem to measure up to what my parents want.
Ne kadar uğraşsam da, ailemin istediklerine **yetişemiyor** gibiyim.
The hotel photos looked amazing, but the real place didn’t really measure up.
Otel fotoğrafları harika görünüyordu ama gerçek yer gerçekten **beklentileri karşılamadı**.
He’s a decent player, but he doesn’t measure up to the team’s star.
İyi bir oyuncu ama takımın yıldızına **yetişemiyor**.