"marina" in Turkish
Definition
Marina, deniz kıyısında veya nehir kenarında, yat ve küçük teknelerin bağlanıp bakımı yapılabildiği özel olarak düzenlenmiş alandır.
Usage Notes (Turkish)
'marina' çoğunlukla yat ve küçük tekneler için kullanılır, büyük ticari gemiler için değil. 'marina ücreti', 'marina müdürü' gibi ifadelerle rastlanır. 'liman' ve 'iskele'den farklıdır.
Examples
The boat is at the marina.
Tekne **marina**da.
We walked along the marina to see the yachts.
Yatları görmek için **marina** boyunca yürüdük.
There is a restaurant at the marina.
**marina**da bir restoran var.
We're meeting our friends at the marina for drinks tonight.
Bu akşam içki içmek için arkadaşlarımızla **marina**da buluşuyoruz.
His family keeps their sailboat at the local marina.
Ailesi yelkenlilerini yerel **marina**da tutuyor.
After sunset, the lights around the marina look beautiful.
Gün batımından sonra **marina**nın etrafındaki ışıklar çok güzel görünüyor.