"marauder" in Turkish
Definition
Yağmacı, genellikle şiddet kullanarak çalmak veya saldırmak için dolaşan kişi veya gruptur.
Usage Notes (Turkish)
'Yağmacı' daha çok edebi veya resmî bir terimdir, grup halinde saldırı veya yağma yapanlar için kullanılır. Sıradan hırsızlar için kullanılmaz. 'Yağmacı çetesi', 'deniz yağmacısı' gibi ifadelerde geçer.
Examples
The village was attacked by a marauder at night.
Köy gece **yağmacı** tarafından saldırıya uğradı.
Pirates are famous marauders of the sea.
Korsanlar denizin ünlü **yağmacı**larıdır.
A marauder stole their food and supplies.
Bir **yağmacı** onların yiyecek ve erzaklarını çaldı.
Stories about ancient marauders make history exciting.
Eski **yağmacı**larla ilgili hikâyeler tarihi heyecanlandırır.
The castle was built to keep marauders out.
Kale **yağmacı**ları uzak tutmak için inşa edildi.
People were too afraid to travel at night because of roaming marauders.
Dolaşan **yağmacı**lar yüzünden insanlar geceleri seyahat etmekten korkuyordu.