"malnourished" in Turkish
Definition
Bir kişi ya da canlı, sağlıklı kalmak veya düzgün büyümek için yeterli ve doğru besini alamadığında yetersiz beslenmiş olur.
Usage Notes (Turkish)
Tıbbi ve insani yardım bağlamlarında kullanılır. Sadece açlığı değil, besin eksikliğini ifade eder. 'Yetersiz beslenmiş çocuk' gibi kalıplarla sık geçer.
Examples
The doctor said the child was malnourished.
Doktor, çocuğun **yetersiz beslenmiş** olduğunu söyledi.
Many animals become malnourished during a drought.
Birçok hayvan kuraklıkta **yetersiz beslenmiş** hale gelir.
The plants looked malnourished because they did not get enough sunlight.
Bitkiler yeterince güneş alamadıkları için **yetersiz beslenmiş** görünüyordu.
After weeks without proper food, the refugees looked thin and malnourished.
Haftalarca düzgün yemek olmadan, mülteciler zayıf ve **yetersiz beslenmiş** görünüyordu.
Some street dogs end up malnourished because there's just not enough to eat.
Bazı sokak köpekleri, yeterince yiyecek olmadığından **yetersiz beslenmiş** hale gelir.
The report found that one in five children in the area is malnourished.
Rapor, bölgedeki her beş çocuktan birinin **yetersiz beslenmiş** olduğunu buldu.