"make allowance" in Turkish
Definition
Bir karar veya yargı verirken birinin durumunu veya özel koşullarını dikkate almak.
Usage Notes (Turkish)
'make allowance for' ifadesiyle sık kullanılır, resmi veya yarı-resmi bir üsluptur. Anlayış göstermek veya beklentiyi ayarlamak anlamındadır; maddi 'allowance' ile karıştırılmamalıdır.
Examples
We should make allowance for the traffic when planning our trip.
Yolculuğumuzu planlarken trafik durumunu **dikkate almalıyız**.
Teachers make allowance for students who need more time.
Öğretmenler, daha fazla zamana ihtiyacı olan öğrencileri **göz önünde bulundurur**.
You must make allowance for mistakes when learning something new.
Yeni bir şey öğrenirken hatalar için **dikkate almalısın**.
If he’s late, make allowance—he’s new to the city.
Eğer geç kalırsa, **göz önünde bulundur**—şehirde yeni.
The judge will make allowance for the fact that it was his first offense.
Yargıç, bunun onun ilk suçu olduğunu **dikkate alacak**.
Parents need to make allowance for their children's different personalities.
Ebeveynler, çocuklarının farklı kişiliklerini **göz önünde bulundurmalı**.