"make all the difference" in Turkish
Definition
Bir şeyin çok önemli bir etkisi olup, sonucu veya durumu daha iyiye değiştirmesi.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik ve olumlu bir ifadedir. Genellikle küçük bir şeyin büyük bir fark yarattığı durumlar için kullanılır; kelimesi kelimesine çevirmeyiniz.
Examples
A little help can make all the difference.
Biraz yardım **büyük fark yaratabilir**.
Drinking water during exercise can make all the difference.
Egzersiz sırasında su içmek **büyük fark yaratabilir**.
Having a good teacher can make all the difference at school.
Okulda iyi bir öğretmen olması **her şeyi değiştirebilir**.
A smile from a stranger can really make all the difference on a bad day.
Zor bir günde bir yabancının gülümsemesi gerçekten **büyük fark yaratabilir**.
It’s amazing how a bit of encouragement can make all the difference when you’re feeling discouraged.
Biraz cesaretlendirmenin moralin bozukken **büyük fark yaratabileceği** şaşırtıcı.
Sometimes just listening can make all the difference to someone who needs to talk.
Bazen sadece dinlemek bile konuşmak isteyen biri için **her şeyi değiştirebilir**.