"magnify" in Turkish
Definition
Bir şeyi bir mercek veya cihazla olduğundan büyük göstermek veya bir durumu gereğinden fazla büyütmek.
Usage Notes (Turkish)
Bilimsel/teknik ('büyüteç') ve mecazi ('sorunu büyütmek') anlamda kullanılır. 'Enlarge' fiziksel boyutu, 'magnify' ise görünüşü ya da önemi büyütmek için kullanılır.
Examples
A microscope can magnify tiny objects.
Bir mikroskop, küçük nesneleri **büyütebilir**.
He used a glass to magnify the text.
Metni **büyütmek** için bir cam kullandı.
The sound was magnified by the speaker.
Ses, hoparlör tarafından **büyütüldü**.
Don't magnify your problems—they're not as bad as they seem.
Sorunlarını **abartma**—o kadar kötü değiller.
These photos look much clearer when you magnify them on your phone.
Bu fotoğraflar, telefonda **büyütünce** çok daha net görünüyor.
News reports sometimes magnify minor incidents and make them sound huge.
Haberler bazen küçük olayları **abartıp** çok büyük gösteriyor.