Herhangi bir kelime yazın!

"lustrous" in Turkish

parlakışıltılı

Definition

Işığı yansıtan, parlak ve canlı görünen; genellikle saç, metal veya kumaş gibi yüzeyler için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

"Lustrous" daha çok edebi, reklam, ya da güzelliği öven ifadelerde ('lustrous hair', 'lustrous pearls') kullanılır. Mat veya pürüzlü yüzeyler için tercih edilmez.

Examples

She has lustrous black hair.

Onun **parlak** siyah saçları var.

The table was polished until it was lustrous.

Masa, **parlak** olana kadar cilalandı.

Pearls are valued for their lustrous surface.

İnci, **parlak** yüzeyiyle değerini kazanır.

The actor smiled, showing off his lustrous white teeth.

Aktör gülümsedi ve **parlak** beyaz dişlerini gösterdi.

Her lustrous eyes caught everyone's attention at the party.

Partide onun **parlak** gözleri herkesin dikkatini çekti.

After the rain, the leaves looked incredibly lustrous in the sunlight.

Yağmurdan sonra, yapraklar güneş ışığında inanılmaz derecede **parlak** görünüyordu.