Herhangi bir kelime yazın!

"luminescent" in Turkish

lüminesansışık yayan

Definition

Bazı özel materyaller veya kimyasal tepkimeler sonucu fazla ısı üretmeden ışık yayan (kendi başına parlayan) nesneleri tanımlar.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle bilimsel veya teknik ortamlarda, kendiliğinden parlayan nesneler için kullanılır. Sadece parlak anlamındaki 'luminous' ile karıştırılmamalı.

Examples

The watch has luminescent hands so you can see them in the dark.

Saatin **lüminesans** ibreleri sayesinde karanlıkta görebiliyorsun.

The jellyfish in the aquarium are luminescent.

Akvaryumdaki denizanaları **lüminesans**.

Some minerals are naturally luminescent.

Bazı mineraller doğal olarak **lüminesans** özellik taşır.

I love those luminescent stars you can stick on the ceiling—they glow all night!

Tavandaki o **lüminesans** yıldızları çok seviyorum—bütün gece ışıldıyorlar!

Her dress had a luminescent trim that caught everyone’s attention at the party.

Elbisesinin **lüminesans** kenarı partide herkesin dikkatini çekti.

The ocean looked amazing at night, with luminescent waves glowing near the shore.

Gece okyanus harika görünüyordu, kıyıda **lüminesans** dalgalar parlıyordu.