Herhangi bir kelime yazın!

"luminescence" in Turkish

lüminesans

Definition

Isı olmadan, kimyasal, biyolojik veya fiziksel süreçlerle üretilen ışıktır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle bilimsel veya teknik konularda kullanılır; sıradan ışıklar için değil, mesela: 'kimyasal lüminesans', 'biyolüminesans'.

Examples

Some jellyfish show luminescence in dark water.

Bazı denizanaları karanlık suda **lüminesans** gösterir.

The scientist studied the luminescence of minerals.

Bilim insanı minerallerin **lüminesansını** inceledi.

Fireflies are famous for their natural luminescence.

Ateş böcekleri doğal **lüminesansları** ile ünlüdür.

After turning off the lights, a soft luminescence from the glowing stars remained on the ceiling.

Lambalar kapandıktan sonra, tavandaki parlayan yıldızlardan yumuşak bir **lüminesans** kaldı.

The watch face glowed with a mysterious green luminescence at night.

Saat kadran gece gizemli bir yeşil **lüminesansla** parladı.

Scientists use luminescence to help detect certain chemicals in experiments.

Bilim insanları bazı kimyasalları tespit etmek için **lüminesans**ı kullanır.