"lubricated" in Turkish
Definition
Sürtünmeyi azaltmak ve daha kolay hareket etmesini sağlamak için yağ sürülmüş olan.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle teknik ve mekanik alanlarda kullanılır; 'iyi yağlanmış', 'düzgün yağlanmış' gibi ifadelerle geçer. Yiyecek veya duygular için kullanılmaz.
Examples
The machine is lubricated to work smoothly.
Makine düzgün çalışsın diye **yağlanmış**.
The bike chain must be lubricated regularly.
Bisiklet zinciri düzenli olarak **yağlanmalı**.
All moving parts are carefully lubricated.
Tüm hareketli parçalar dikkatlice **yağlanmış**.
It sounds like your door hinges aren’t lubricated—that’s why they squeak.
Kapı menteşeleriniz **yağlanmamış**, o yüzden gıcırdıyor.
After it was lubricated, the old fan worked like new again.
**Yağlandıktan** sonra eski vantilatör tekrar yeni gibi çalıştı.
Make sure the gears stay lubricated or you might have problems.
Dişli çarkların **yağlı** kalmasına dikkat edin, yoksa sorun yaşayabilirsiniz.