"lousiest" in Turkish
Definition
'Lousy'nin en üst derecesi; çok kötü, kalitesiz ya da hoş olmayan şeyleri anlatırken kullanılır. Bir şeyin en kötüsü olduğunu vurgular.
Usage Notes (Turkish)
Gayriresmî ve konuşma dilinde kullanılır; resmi yazışmalarda 'worst' tercih edilir. Deneyim, hizmet veya hava durumu gibi konularla sıkça kullanılır.
Examples
This is the lousiest meal I've ever tasted.
Bu, şimdiye kadar yediğim **en berbat** yemek.
He had the lousiest luck all day.
O, bütün gün **en berbat** şansa sahipti.
That was the lousiest movie I've seen.
Bu, izlediğim **en berbat** filmdi.
Honestly, that was the lousiest job interview I've ever had.
Açıkçası, bu şimdiye kadarki **en berbat** iş görüşmemdi.
Out of all the hotels, this has the lousiest service.
Tüm oteller arasında buradaki **en berbat** hizmete sahip.
I caught the lousiest cold right before my vacation.
Tatilimden hemen önce **en berbat** soğuk algınlığına yakalandım.