"long time" in Turkish
Definition
‘Uzun zaman’ veya ‘uzun süre’ çok uzun geçen bir dönemi ifade eder; dakikalar, saatler, günler veya yıllar sürebilir. Geçmişte olan bir şeyi veya çok süre gerektiren bir durumu anlatmak için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Günlük konuşmada ve yazıda yaygındır; bazen selamlaşmada ('Uzun zaman oldu görüşmeyeli') kullanılır. ‘for’ veya ‘since’ ile birlikte kullanılır. Resmi yazışmalarda pek tercih edilmez.
Examples
I have waited for a long time.
Ben çok **uzun zaman** bekledim.
It takes a long time to learn a new language.
Yeni bir dil öğrenmek **uzun zaman** alır.
She hasn't seen her friend in a long time.
O, arkadaşını **uzun zaman**dır görmedi.
Wow, it's been a long time since we last talked!
Vay be, en son konuştuğumuzdan beri **uzun zaman** geçmiş!
Getting over a breakup can take a long time.
Bir ayrılığı atlatmak **uzun zaman** alabilir.
Sorry for the delay—traffic held me up for a long time.
Geciktiğim için üzgünüm—trafik beni **uzun süre** oyaladı.