Herhangi bir kelime yazın!

"locked up" in Turkish

hapistekilitli

Definition

Birinin hapiste olması veya bir şeyin kilitlenip açılmaz halde olması anlamına gelir. İnsanlar veya nesneler için kullanılabilir.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok gündelik konuşmada kullanılır. İnsan için genellikle "hapiste" anlamında, nesne içinse tamamen kilitli anlamında kullanılır. Sadece 'locked' daha dar bir anlam taşır.

Examples

He was locked up for five years.

O beş yıl boyunca **hapiste** kaldı.

All the animals are locked up at night.

Geceleri tüm hayvanlar **kilitli** tutulur.

Make sure the house is locked up before you leave.

Çıkmadan önce evin **kilitli** olduğundan emin ol.

After breaking the law, he got locked up pretty quickly.

Yasayı çiğnedikten sonra çok hızlı bir şekilde **hapise atıldı**.

All my bikes are locked up in the garage so they don't get stolen.

Bütün bisikletlerim çalınmasın diye garajda **kilitli**.

They felt locked up during the long quarantine.

Uzun karantina boyunca kendilerini **kapalı kalmış** hissettiler.