Herhangi bir kelime yazın!

"lock in" in Turkish

kesinleştirmeksabitlemekkilitlemek (fiziksel olarak)

Definition

Bir fiyatı, tarihi veya anlaşmayı değiştirilmez hale getirmek; bazen birini ya da bir şeyi bir yere kilitleyip çıkışını engellemek anlamında da kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

'kesinleştirmek' ve 'sabitlemek' fiyatlar, tarih, anlaşmalar için yaygın; fiziksel kilitlemek nadir ve bağlama göre anlaşılır. Sıradan 'kilit' ya da 'kilitlemek' kelimesiyle karıştırma.

Examples

We need to lock in the date for the meeting.

Toplantı için tarihi **kesinleştirmemiz** gerekiyor.

You should lock in that low price before it goes up.

Fiyat artmadan önce o düşük fiyatı **kesinleştirsen** iyi olur.

Once they sign, the contract is locked in.

Onlar imzalayınca, sözleşme **kesinleşmiş** olur.

Can you lock in your answer before we move on?

Devam etmeden önce cevabını **kesinleştirebilir** misin?

Early buyers were able to lock in the old price for two more years.

Erken alanlar, eski fiyatı iki yıl daha **sabitleyebildi**.

During the storm, we had to lock in all the animals in the barn.

Fırtına sırasında, ahırdaki bütün hayvanları **kilitlemek** zorunda kaldık.