"lock in" in Turkish
Definition
Bir fiyatı, tarihi veya anlaşmayı değiştirilmez hale getirmek; bazen birini ya da bir şeyi bir yere kilitleyip çıkışını engellemek anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'kesinleştirmek' ve 'sabitlemek' fiyatlar, tarih, anlaşmalar için yaygın; fiziksel kilitlemek nadir ve bağlama göre anlaşılır. Sıradan 'kilit' ya da 'kilitlemek' kelimesiyle karıştırma.
Examples
We need to lock in the date for the meeting.
Toplantı için tarihi **kesinleştirmemiz** gerekiyor.
You should lock in that low price before it goes up.
Fiyat artmadan önce o düşük fiyatı **kesinleştirsen** iyi olur.
Once they sign, the contract is locked in.
Onlar imzalayınca, sözleşme **kesinleşmiş** olur.
Can you lock in your answer before we move on?
Devam etmeden önce cevabını **kesinleştirebilir** misin?
Early buyers were able to lock in the old price for two more years.
Erken alanlar, eski fiyatı iki yıl daha **sabitleyebildi**.
During the storm, we had to lock in all the animals in the barn.
Fırtına sırasında, ahırdaki bütün hayvanları **kilitlemek** zorunda kaldık.