"loaner" in Turkish
Definition
Kullanıcıya geçici olarak verilen, özellikle aracınız tamirdeyken kullanılan yedek eşya veya araçtır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle Amerika'da 'loaner car' (geçici araç) için kullanılır. Diğer nesneler için de geçerli olabilir ancak nadirdir. Genellikle gayriresmidir ve belirli bağlamlarda geçerlidir.
Examples
The mechanic gave me a loaner while my car was being fixed.
Arabam tamirdeyken tamirci bana bir **geçici ödünç eşya** verdi.
They offered me a loaner laptop during the repair.
Onarım sırasında bana bir **geçici ödünç** laptop verdiler.
If the loaner is damaged, you have to pay for repairs.
**Geçici ödünç eşya** zarar görürse, onarım masraflarını ödemek zorundasınız.
I love getting a loaner because sometimes it’s nicer than my own car!
**Geçici ödünç araç** almak hoşuma gidiyor; bazen benim arabamdan bile daha iyi olabiliyor!
Do you have any idea when I need to return the loaner?
**Geçici ödünç eşya**yı ne zaman geri getirmem gerektiğini biliyor musun?
My phone broke, so the store set me up with a loaner until it’s fixed.
Telefonum bozuldu, mağaza bana tamir süresince bir **geçici ödünç eşya** verdi.