"livelier" in Turkish
Definition
Bir kişi, yer veya şeyin daha fazla enerjiye, canlılığa ya da hareketliliğe sahip olduğunu belirtmek için kullanılır; 'lively'nin kıyas hali.
Usage Notes (Turkish)
Kıyaslama yaparken kullanılır: 'daha canlı müzik', 'daha canlı atmosfer' gibi. Olumlu enerji ifade eder, kontrolsüz veya aşırı hareketi değil.
Examples
This party is livelier than last week's.
Bu parti geçen haftakinden **daha canlı**.
The music became livelier in the evening.
Akşam olduğunda müzik **daha canlı** hale geldi.
She feels livelier after her morning coffee.
Kahvesini içtikten sonra kendini **daha canlı** hissediyor.
His speech made the whole room feel livelier.
Konuşması tüm odayı **daha canlı** hale getirdi.
The city gets livelier when the sun goes down.
Güneş batınca şehir **daha canlı** olur.
Try some bright colors if you want your home to look livelier.
Evin daha **canlı** görünmesini istiyorsan parlak renkler dene.