Herhangi bir kelime yazın!

"live in the past" in Turkish

geçmişte yaşamak

Definition

Geçmişte olan olaylara takılıp kalmak ve bugüne veya geleceğe odaklanmamak.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle olumsuz anlamda, birinin eski olayları bırakmayıp hatırladığına dikkat çekmek için kullanılır. 'İleriye bak' gibi tavsiyelerle birlikte söylenir.

Examples

You can't live in the past if you want to be happy.

Mutlu olmak istiyorsan **geçmişte yaşayamazsın**.

He always lives in the past and talks about his old job.

Hep **geçmişte yaşar** ve eski işinden bahseder.

Stop living in the past and try something new.

**Geçmişte yaşamayı** bırak ve yeni bir şey dene.

It's hard to move forward if you're always living in the past.

Eğer sürekli **geçmişte yaşıyorsan**, ilerlemek zor olur.

My grandparents sometimes live in the past, remembering the old days.

Büyükanne ve büyükbabam bazen **geçmişte yaşıyor**, eski günleri anıyorlar.

Don't live in the past—there's so much to look forward to.

**Geçmişte yaşama**—daha bakacak çok güzel şey var.