"live for" in Turkish
Definition
Bir şeyi hayatının en önemli parçası veya mutluluğunun ana kaynağı olarak görmek. Bir şeye karşı büyük bir tutku veya bağlılık olduğunda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Bu ifade gayri resmi olup genellikle bir isme ya da isim-fiile bağlanır: 'live for music', 'live for traveling'. Güçlü bir duygusal bağlılık gösterir. 'live off' ile karıştırılmamalıdır.
Examples
I live for chocolate ice cream.
Ben **çikolatalı dondurma için yaşarım**.
Some people live for their work.
Bazı insanlar **işleri için yaşar**.
He lives for his family.
O, **ailesi için yaşar**.
After the accident, she realized she lived for every moment with her kids.
Kaza sonrası, çocuklarıyla geçirdiği **her an için yaşadığını** fark etti.
I don't really live for weekends—I'm just as happy during the week.
Hafta sonları için gerçekten **yaşamıyorum**—hafta içi de aynı derecede mutluyum.
You can tell she lives for adventure—the way her eyes light up when she talks about traveling!
Seyahatlerden bahsederken gözlerinin parlamasından, onun **macera için yaşadığını** anlayabilirsin!