Herhangi bir kelime yazın!

"liquidity" in Turkish

likidite

Definition

Likidite, bir varlığın veya paranın değer kaybetmeden kısa sürede nakde çevrilebilme yeteneğidir. Genellikle finans ve iş dünyasında kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle finans ve iş dünyasında kullanılır. 'Yüksek likidite', 'likidite krizi', 'likidite eksikliği' gibi ifadelerle karşılaşılır. Fiziksel sıvılarla ilgili değildir.

Examples

Banks need to have enough liquidity to pay customers who want their money back.

Bankaların, müşterilerine paralarını geri verebilmek için yeterli **likidite**ye sahip olması gerekir.

Cash is considered to have the highest liquidity.

Nakit, en yüksek **likidite**ye sahip olarak kabul edilir.

During a crisis, companies often struggle with liquidity problems.

Kriz döneminde, şirketler genellikle **likidite** sorunları yaşar.

We need to review the company's liquidity before making any investments.

Herhangi bir yatırımdan önce şirketin **likidite**sini gözden geçirmeliyiz.

Improving liquidity can help a business survive tough times.

**Likidite**yi artırmak, bir işletmenin zor zamanlarda ayakta kalmasını sağlayabilir.

Real estate usually has low liquidity because it takes time to sell a property.

Gayrimenkul genellikle düşük **likidite**ye sahiptir çünkü bir gayrimenkulü satmak zaman alır.