"lingered" in Turkish
Definition
Beklenenden daha uzun süre bir yerde kalmak veya bir his, koku ya da etki gibi şeylerin uzun süre devam etmesi.
Usage Notes (Turkish)
İnsanlar ayrılmak istemediğinde kullanılır; hisler, kokular veya etkiler uzun süre hissedildiğinde de geçerlidir. Günlük konuşmada 'kaldı', 'gecikti' gibi ifadeler tercih edilir.
Examples
She lingered at the door before leaving.
O gitmeden önce kapıda **oyalandı**.
The sweet smell lingered in the kitchen.
Tatlı koku mutfakta **uzun süre kaldı**.
He lingered in bed on Sunday morning.
O, Pazar sabahı yatakta **uzun süre kaldı**.
The sadness lingered long after she had gone.
O gittikten uzun süre sonra da hüzün **devam etti**.
Laughter lingered in the room after the joke.
Fıkradan sonra odada kahkaha **uzun süre kaldı**.
She lingered over her coffee, not wanting to leave.
Gitmek istemeyerek kahvesinin başında **oyalandı**.