"liken" in Turkish
Definition
Bir şeyi ya da birini başka bir şeye benzeterek aralarındaki benzerliği vurgulamak için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'Benzetmek' genellikle edebi veya resmi anlatımlarda, 'X'i Y'ye benzetmek' şeklinde kullanılır; doğrudan karşılaştırmalar ('karşılaştırmak') için kullanılmaz.
Examples
Many people liken life to a journey.
Birçok insan hayatı bir yolculuğa **benzetir**.
You can liken her singing to that of a nightingale.
Onun şarkı söyleyişini bülbülle **benzetebilirsiniz**.
The author likens hope to a candle in the dark.
Yazar, umudu karanlıktaki bir mum ışığına **benzetir**.
I wouldn’t liken this situation to last year—things are really different now.
Bu durumu geçen yılla **benzetmek** istemem—şimdi gerçekten farklı.
The coach likened her team’s progress to climbing a mountain—slow but steady.
Antrenör, takımının ilerlemesini dağa tırmanmaya **benzetti**—yavaş ama istikrarlı.
Some critics liken his latest movie to a modern fairy tale.
Bazı eleştirmenler onun son filmini modern bir masala **benzetiyor**.