"licences" in Turkish
Definition
Bir kişinin araba sürmek ya da işletme açmak gibi şeyler yapmasına resmen izin veren belgeler ya da izinlerdir.
Usage Notes (Turkish)
Yalnızca resmi izinler veya belgeler için kullanılır; günlük ya da gayriresmi izinlerde kullanılmaz. 'Sürücü ruhsatı', 'işletme ruhsatı' gibi ifadelerde geçer.
Examples
All drivers must carry their licences when driving.
Tüm sürücüler araç sürerken **ruhsatlarını** yanında bulundurmalıdır.
The company needs several licences to export goods.
Şirketin ürün ihraç etmek için birkaç **lisansa** ihtiyacı var.
You must renew these licences every year.
Bu **ruhsatları** her yıl yenilemeniz gerekir.
We’re waiting for our licences to come through before we open the shop.
Dükkanı açmadan önce **ruhsatlarımızın** gelmesini bekliyoruz.
Some countries make it hard to get the proper licences for small businesses.
Bazı ülkelerde küçük işletmeler için gerekli **ruhsatları** almak zordur.
The music festival was almost canceled because they didn’t have all the licences.
Tüm **ruhsatlar** alınmadığı için müzik festivali neredeyse iptal ediliyordu.