"liberator" in Turkish
Definition
Kurtarıcı, başkalarını baskı, esaret veya denetimden kurtaran kişidir; genellikle bir hareket liderliğinde veya bağımsızlık sağlanmasında önemli rol oynar.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla tarihi veya siyasi liderler için kullanılır. Özel bir şahsı anlatırken ('the Liberator') büyük harfle yazılır. Konuşma dilinde pek tercih edilmez; resmî ve saygılı bir ifadedir.
Examples
She saw him as a liberator who gave her hope.
Onu kendisine umut veren bir **kurtarıcı** olarak görüyordu.
Many people called him the liberator of the country.
Birçok kişi ona ülkenin **kurtarıcısı** diyordu.
The liberator broke the chains and set the prisoners free.
**Kurtarıcı** zincirleri kırdı ve mahkumları serbest bıraktı.
Some view technology as a modern liberator from daily chores.
Bazıları teknolojiyi günlük işleri hafifleten modern bir **kurtarıcı** olarak görüyor.
For many, he remained a controversial figure — was he a hero or a liberator?
Birçokları için o tartışmalı bir isimdi — kahraman mı yoksa **kurtarıcı** mıydı?
They called her the 'silent liberator' because of the change she inspired.
İnsanlar ona başlattığı değişim yüzünden 'sessiz **kurtarıcı**' diyorlardı.