"lender" in Turkish
Definition
Krediyi veren, genellikle faizle geri ödenmek üzere birine para veren kişi veya kurumdur.
Usage Notes (Turkish)
Finans ve hukukta kullanılır. 'Krediyi veren ve borçlu', 'son kaynak kredi veren' (merkez bankası) gibi kalıplarla sık geçer. 'Alacaklı'dan farklıdır.
Examples
The bank is a lender for home loans.
Banka, konut kredilerinde **krediyi veren** kurumdur.
A lender gives you money that you must pay back.
Bir **krediyi veren**, size geri ödemek zorunda olduğunuz para verir.
She met with the lender to discuss the loan.
O, kredi hakkında görüşmek için **krediyi veren** ile buluştu.
My credit score was too low, so the lender rejected my application.
Kredi notum çok düşüktü, bu nedenle **krediyi veren** başvurumu reddetti.
If you miss payments, the lender can charge extra fees.
Ödemeleri kaçırırsanız, **krediyi veren** ek ücret alabilir.
Central banks act as the lender of last resort during financial crises.
Merkez bankaları, finansal krizlerde son kaynak **krediyi veren** olarak hareket eder.