"leg up" in Turkish
Definition
Birinin başarısına veya ilerlemesine yardımcı olan avantaj ya da destek.
Usage Notes (Turkish)
'get/give a leg up' ifadeleriyle kullanılır, özellikle gayriresmidir ve kelimenin gerçek anlamı olan bacak ile ilgisi yoktur; avantaj veya yardım anlamı taşır.
Examples
Her uncle gave her a leg up when she started her business.
İşine başlarken amcası ona bir **destek** verdi.
A scholarship can give students a leg up in college.
Bir burs, öğrencilere üniversitede **avantaj** sağlayabilir.
He needs a leg up to get his first job.
İlk işini bulmak için bir **avantaja** ihtiyacı var.
Getting some experience abroad really gave me a leg up in the job market.
Yurtdışında biraz tecrübe kazanmak bana iş piyasasında gerçekten bir **avantaj** sağladı.
If you want a leg up on the competition, you have to work harder.
Rakiplerin önüne geçmek için bir **avantaj** istiyorsan daha çok çalışmalısın.
Do you need a leg up with your homework? I can help.
Ödevinde bir **yardıma** ihtiyacın var mı? Sana yardımcı olabilirim.