"leavings" in Turkish
Definition
Ana kısmı kullanıldıktan veya alındıktan sonra geriye kalan şeylerdir; genellikle yemek artıkları veya döküntüler anlamında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok eski, resmi veya edebi dilde görülür. Günlük konuşmada 'artık' veya 'kalan' daha yaygındır. İnsanlar için kullanılmaz.
Examples
The dog ate the leavings under the table.
Köpek, masanın altındaki **artıkları** yedi.
We threw away the leavings after dinner.
Akşam yemeğinden sonra **artıkları** attık.
Ants carried away the sweet leavings.
Karıncalar tatlı **artıkları** götürdü.
After the party, the only thing left on the table were a few sad leavings.
Partiden sonra masada sadece birkaç üzgün **artık** kalmıştı.
He poked at the leavings on his plate and sighed.
Tabağındaki **artıkları** karıştırıp içini çekti.
The forest floor was covered with the leavings of last autumn.
Orman zemini geçen sonbaharın **kalıntıları** ile kaplıydı.