Herhangi bir kelime yazın!

"leading" in Turkish

öncübaşlıcaönde gelen

Definition

Bir alanda en önemli, en çok tanınan veya en başarılı olanı ifade eder. Ayrıca birinin ya da bir şeyin önde olmasını da anlatır.

Usage Notes (Turkish)

'leading' çoğunlukla isimden önce gelir: 'a leading company', 'the leading cause'. İş dünyası, bilim ve resmî açıklamalarda yaygındır. Fiil haliyle karıştırmayın.

Examples

She works for a leading tech company.

O, **öncü** bir teknoloji şirketinde çalışıyor.

Smoking is a leading cause of lung disease.

Sigara içmek, akciğer hastalığının **başlıca** nedenidir.

He got the leading role in the school play.

Okul oyununda **başrolü (öncü rolü)** aldı.

She’s one of the leading experts in climate science right now.

Şu anda iklim bilimi alanının **önde gelen** uzmanlarından biri.

Our team is leading by ten points, so don’t relax yet.

Takımımız **on puan önde**, henüz rahatlamayın.

The report highlights the leading reasons people leave the company.

Rapor, insanların şirketten ayrılmasının **başlıca** nedenlerini vurguluyor.