"lay on" in Turkish
Definition
Bir şeyi, özellikle etkinlikte, sağlamak ya da aşırı derecede abartmak veya pohpohlamak.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik ve samimi dilde kullanılır. Genellikle yiyecek-içecek veya hizmet için ('lay on a buffet' gibi). Aşırı övgü veya abartma anlamında da kullanılır ('lay it on thick').
Examples
They laid on extra buses for the festival.
Festival için ekstra otobüsler **sağladılar**.
The hotel laid on a big breakfast for the guests.
Otel misafirler için büyük bir kahvaltı **sağladı**.
He laid on the compliments at the meeting.
Toplantıda bolca iltifat **pohpohladı**.
They really laid on the hospitality at the party last night.
Dün geceki partide gerçekten muhteşem bir misafirperverlik **sağladılar**.
She loves to lay on the drama whenever something goes wrong.
Bir şeyler ters gittiğinde, o her zaman olayı **abartmayı** sever.
You don’t have to lay it on so thick—I get the message!
Bu kadar çok **abartmana** gerek yok—mesajı aldım!