"lawbreaker" in Turkish
Definition
Yasadışı iş yapan kişi, toplumun koyduğu yasalara veya kurallara uymayan, yasa ihlali yapan kişidir.
Usage Notes (Turkish)
'Yasadışı iş yapan' resmi ve hukuki bağlamda kullanılır; önemli veya önemsiz tüm yasa ihlallerini kapsar. 'Suçlu'ya göre daha tarafsızdır.
Examples
The police arrested the lawbreaker last night.
Polis dün gece **yasadışı iş yapan** kişiyi tutukladı.
A lawbreaker should face the consequences of their actions.
Bir **yasadışı iş yapan** yaptıklarının sonuçlarıyla yüzleşmeli.
Stealing makes someone a lawbreaker.
Hırsızlık yapmak birini **yasadışı iş yapan** yapar.
He always seemed honest, but it turns out he was a lawbreaker all along.
O her zaman dürüst görünüyordu ama meğerse başından beri **yasadışı iş yapan** biriymiş.
The judge gave the lawbreaker a second chance.
Hakim **yasadışı iş yapan** kişiye ikinci bir şans verdi.
Neighbors were shocked to discover there was a lawbreaker living among them.
Komşular, aralarında bir **yasadışı iş yapan** yaşadığını öğrenince şok oldu.