"laundress" in Turkish
Definition
Başkasının çamaşırlarını yıkayıp ütüleyen kadın görevlidir.
Usage Notes (Turkish)
Günümüzde bu sözcük eski tarz bir ifadedir; modern Türkçede 'çamaşırcı' veya 'temizlik görevlisi' daha çok kullanılır. 'Laundress' genellikle eski dönem ya da edebi anlatımlarda geçer.
Examples
The laundress comes every Monday to wash the clothes.
**Çamaşırcı kadın** her Pazartesi çamaşırları yıkamaya gelir.
My grandmother was a laundress when she was young.
Büyükannem gençken **çamaşırcı kadındı**.
The laundress folded the clean sheets.
**Çamaşırcı kadın** temiz çarşafları katladı.
In old movies, you often see a laundress working by the river.
Eski filmlerde genellikle nehir kenarında çalışan bir **çamaşırcı kadın** görürsünüz.
The town's laundress knew everyone's secrets.
Kasabanın **çamaşırcı kadını** herkesin sırrını bilirdi.
Being a laundress was hard, physical work back then.
Eskiden **çamaşırcı kadın** olmak ağır ve yorucu bir işti.